VATANSEVERLER PARTİSİ <<<<< ...İSTİKLAL, İSTİKBAL, İKBAL İÇİN VATANSEVERLER PARTİSİ ... >>>>> - Deniz Feneri
Deniz Feneri | Yazdır |  Posta
YazarlarDeniz Feneri'nin topladığı trilyonlar ve perde gerisindekiler!
Sabahattin ÖNKİBAR
İddia ve isnat sahibi ben değilim.
Muhalefet partileri ya da diğer muhalif unsurlar da değil.
Peki kim mi?
Frankfurt Eyalet Yüksek Bölgesel Mahkemesi...

Ne mi diyor Alman yargıçlar?
Deniz Feneri’nin Allah rızası için fakir-fukaraya dağıtılmak üzere topladığı kurban ve zekât gibi türlü yardımlar hak sahiplerine değil de başka yerlere kanalize edilmişmiş.
Mesela nerelere mi?
Hürriyet gazatesinin mahkeme izlenimlerine göre bu adreslerden biri Beyaz Holding imiş.
Peki bu holdingin yönetim kurulu başkanın adı ne midir?
Zekeriya Kahraman!
O kim midir?
AKP’ye gözü kapalı destek veren yarı resmi yayın organı imajlı Kanal 7’nin sahibidir.
Almanya’da açılan Deniz Feneri davasında adı sıkça gündeme gelen bir isim de Zahit Akman’dır.
Akman’ı hatırlamadınız mı?
RTÜK Başkanı olma sürecinde sünnet gereği bıraktığı sakalını imaj için tereddütsüz tıraş eden arkadaş.
Bu sütunu izleyenler bu iki ismin buraya konuk olduğunu hatırlayacaklardır.
Hatırlamayanlara ya da o yazıyı okumayanlara tekrardan sunalım:
Yıl 1993.
O yıllarda RP mebusu olan Melih Gökçek arar ve aramızda şu diyalog geçer:
- “Sebo Tayyip Erdoğan’ı tanıyor musun? Partimizin İstanbul İl Başkanı.”
- Tanırım hemşerimdir. Niçin sordun?
- “Ya kendisi yarın Ankara’ya geliyor. Bir özel TV kurma konusu var. Sen TGRT’nin kuruluşundan tecrübelisin, sana bazı teknik sorular soracaklar. Öğlen yemekte beraber olabilir miyiz?”
- Elbete oluruz, ama Tayyip bey Ankara’ıa misafir geliyor, ayıp olur, davet sahibi ben olayım. Yarın öğle için Büyük Ankara Oteli’nde yer ayırtıyorum.
- “Tamam Sebo, yarın öğlen buluşuyoruz.”
Yemekte buluştuk...
Erbakan’a uğrayan Tayyip bey biraz geç katılıyor.
Yemekte o güne kadar görmediğim ve tanımadığım Tayyip beyin asistanları tavırlı iki isim de var.
Peki kim midir bunlar?
Zekeriya Kahraman ile Zahit Akman.
Bugün bunlardan biri Türkiye’nin en önemli TV kanallarından birinin (Kanal 7) sahibi, diğeri de Türkiye adına TV’lerin devlet komiseri.
Tam burada duralım ve soralım:
Zekeriya bey, bugün değeri yüzlerce milyon dolar olan ve o günün şartlarında kuruluşu da abartısız 200 milyon civarı kaynak gerektiren bu TV’ye söyler misiniz hangi kaynakla sahip oldunuz?
Evet kamu adına, inanç adına, ahlak adına, vicdan adına soruyorum bu parayı nereden buldunuz?
Siz ki Kanal 7 öncesinde maaşla çalışan sıradan bir insandınız.
Piyango mu çıktı, define mi buldunuz, nereden geldi bu
paralar?
İspatlanıncaya kadar siz ve Zahit Akman bize göre asla suçlu değilsiniz, dolayısıyla size suç isnadı ve hatta imasında bile bulunmuyorum, ama Kanal 7’yi kurma parasının kaynağını açıklamazsanız Alman mahkemesi haklı mı çıkacak?
Sevgili okurlar bu tabloyu dikkatinize sunduktan sonra bilmem daha fazla bir şey yazmaya gerek var mıdır?
Bakın kör göze parmak misali olan bu olaya göreceksiniz dinci AKP medyası hiç mi hiç ilgi göstermeyecek. Tersine gündemi değiştirmeye uğraşacaklar.
İyi de benim inandığım ve onun gereği olarak bugünlerde şevkle orucunu tuttuğum Şanlı Muhammed (sav)’ın İslam’ı böyle bir şeyle nasıl örtüştürülür?
Hayır bu Deniz Feneri olayı İslam ve ona hizmet değil, eğer ispatlanırsa İslam ve Allah (cc) adına aldatmaktan başka bir şey değildir...




ALKIŞLAR...
Orgeneral Başbuğ ve TSK’da yeni dönem!
Dün emekli orgeneraller Hurşit Tolon ile Şener Eruygur’u ziyaret eden Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi’yi alkışlıyorum.
Ama asıl alkışım bu ziyaretin emrini veren ve Genelkurmay sitesine bunu, “TSK adına” ifadesiyle koyduran yeni Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Sayın İlker Başbuğ Paşa’mıza olacaktır.
Evet dün yapılan o ziyaretle TSK’yı örtülü olarak hedefe oturtan ve ona adeta suç örgütü muamelesini yapan malum çevre ve medyaya da cevap verilmiş oldu. Efendim suçlular nasıl mı ziyaret edilir?
Tolon ve Eruygur paşalarımız suçlu değil, yargılanıyorlar. Suç ispatlanıncaya kadar hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğini ben değil evrensel hukuk söylüyor.
Eğer yargılananlar suçlu olarak addediliyorsa kalpazanlık dahil pek çok dosyası yargıda olan AKP’nin lider kadroları öncelikle hedef yapılmalıdır... Öyle ya Hurşit ve Şener paşalar için ortada henüz bir iddianame bile yoktur.
Tekrar ediyoruz, bu ziyaret suçu ya da suçluyu koruma değil, -nitekim yargıya saygı hususu Genelkurmay açıklamasında da belirtilmiştir- TSK’nın onuru ve imajına sahip çıkılması olayıdır.
Geç olan bu doğal tecelli ya da refleks için Orgeneral Başbuğ’u tekrar tekrar kutluyoruz.
Şu ana kadar ki görüntüsüyle Başbuğ Paşa komutanı olduğu ocağın misyonu ve kudsiyetini bilen ve ona layık davranan komutan çizgilerindedir. Görev tesliminden bugüne gözlenen seyir bu bağlamda buz tutan yürekleri ferahlatmıştır.
Hoş geldiniz paşam, safalar getirdiniz...



KAFAM KARIŞTI...
Ahhh Büyükanıt Paşa, ahhh!
Yaşar Paşa sen ki iftira nedir, psikolojik operasyon nedir Şemdinli’den bilirsin.
Malum utanmaz güruh sana bile çeteci
demişti.
Senin için internetteki haber portallarında ve gazetelere olmadık karalamalar yapmışlardı.
Cihan savaşı şehidi dedenizi bile Musevi ilan edip aşağılamışlardı.
Ve sen Tolon ile Eruygur paşalarımızın suçu ne olduğu bilinmeden hapse atılmasına kayıtsız kaldın!
Sakın yargıya saygı deme!
Şemdinli’de Ali Astsubay olayında tam tersi davrandın.
Dün Galip Mendi Korgeneralimizin ziyaretine kadar hep bilinmedik bir şey olabileceğini, aksi takdirde Yaşar Paşa’nın böyle bir şeye kayıtsız kalmayacağını düşünürdüm.
Ama dünkü ziyaretten sonra sükût-u hayale uğradım.
Öyle ya bir sakınca olsa bugün TSK adına olduğu ilan edilen böyle bir ziyaret yapılır mıydı?
Kafamı karıştırdın Yaşar Paşa?
Ne olur beni ve seni benim gibi sevenleri
aydınlat lütfen!

BÖYLESİ DE VAR...

Erdoğan ve Gül’e ders veren AKP’li!
Adı: Aydın Şengel.
AKP İzmir İl Başkanı.
Oğlunu sünnet ettiriyor ve sünnette toplanan hediyelerle parayı (25 milyar) bir tutanakla tespit ettirip tamamını İzmir Sokak Çocukları Derneği’ne bağışlıyor.
Gerekçesi de şu:
Ben iktidar partisinin İzmir il başkanı olmasaydım bu hediyeler bu ölçüde gelmezdi. Dolayısıyla gelen para ve hediyeler bana değil, siyasi makamımadır. Onun için bunu benim kullanmam ahlaki değildir.
Aydın Şengel’i alkışlarken birden Abdullah Gül’ü hatırladım.
Hani Suudi Kralı’ndan ve diğer yabancı devlet yetkililerinden aldığı çok çok kıymetli hediyelerin ne olduğunu açıklamayan ve bunları bir yerlere bağışladığı duyulmayan Abdullah Gül!
Keza yine Tayyip Erdoğan’ı hatırladım.
Onlar ve hatta yüzlerce dış sefer yapan ve oyunun kuralı gereği hediyeler alan, ama bunları ne yaptığı bilinmeyen Tayyip Erdoğan!
Ne diyelim...Aydın Şengel’i ve yaptığını yüksek dikkatlerinize sunuyorum efendim...

Sabahattin ÖNKİBAR , Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Kaynak: Yeniçağ, 04.09.2008, Yazarlar

Konuyla İlgili Diğer Haberler
Yorumlar (0) >>
Yorum Yaz

Yorum yazmak için giriş yapmanız gerekmektedir. Eğer üye değilseniz lütfen kayıt olunuz.


busy
 
< Önceki   Sonraki >
















Anket

AB'ye girmek Türkiye'nin çıkarına mıdır?

VATANSEVERLER PARTİSİ
Abdullah Cevdet Sok. No: 14 06680 Çankaya / ANKARA
Tel: 0 312 439 1920  Faks: 0 312 439 1928
Web: www.vp.org.tr  E-Posta: ilet@vatanseverlerpartisi.org.tr

Site Kullanım Şartları

© 2008 VATANSEVERLER PARTİSİ <<<<< ...İSTİKLAL, İSTİKBAL, İKBAL İÇİN VATANSEVERLER PARTİSİ ... >>>>>
Sonsuz Tasarım
Azerice Kazakca Ozbekce Tacikce Turkmence Azerice Kırgızca Özbekçe Kazakça Tacikçe Türkmence